SON DAKİKA

istanbul escort

istanbul escort

Anadolu yakası escort

istanbul escort

atasehir escort

escort bayan

Avrupa yakası escort

istanbul escort

beylikduzu escort

atasehir escort

capa escort

mecidiyekoy escort

porno izle

porno izle

porno izle

sexs hikaye

avrupa yakasi escort

brazzers porno

redtube

brazzers porno

porno izle

brazzers porno

porno

sexs hikaye

'; } ?>

FINDIK NEYİ GÖRÜR?

Bu haber 16 Ekim 2018 - 10:30 'de eklendi ve 1.658 kez görüntülendi.

 

Yaşadığımız Akçakoca İlçesinde Sanayi yatırımları bulunmamakta ve  Turizm yatırımları bir kaç otel ve pansiyon dan ileri gidememektedir.

Sosyal ve kültürel hayat, parası olan bir kaç kişinin deniz kenarında bir kaç lokantada rakı balık muhabbeti ile sınırlı olmakta bu nedenle büyük çoğunluk için hayat fındık tarımına bağlı devam etmektedir.

Çay ocağında, Lokantada, çarşıda, sokakta tüm muhabbet her zaman aynı.

Fındık neyi görür?

Batmış esnaf borç defterini karıştırır ya bizimde o hesap borçlar çoğaldıkça ve içinden çıkamadıkça daha çok umuda ihtiyacımız oluyor.

Biri diyor şu zaman şu ayda şu  kadar olmuştu, aman satma.

Diğeri diyor Doğu Karadeniz de fındık yokmuş, fiyat yükselecek sakın satma,  Başka biri ofis şu zaman fındık alacak o zamana kadar bekle satma  diyor.

Gece rüyama ak sakallı dede geldi şu zaman fındık yükselecek satma sakın diye tembih etti diyeni duydum .

 

Güzel insanlar iki yıldır yazıyorum aynı şeyleri yaparak farklı sonuç beklemek akıl işi değildir.

Tekrar oluyor ama bir daha söyleyeyim dünya fındığını karşılama oranımız son 30 yıldır azalıyor. 1980 lerde %80 olan bu oran 2017 yılında %56 ya kadar düşmüş durumda ve her yıl azalıyor.

Dünya ülkeleri dışa bağımlılıkları azaltmak için hızla fındık alanlarını çoğaltıyor, verimi ve kaliteyi artıracak teknolojik üretimlere ağırlık veriyor.

Dünyanın  bizim fındığımıza ihtiyacı yok mu?

Tabiki var olmasa almaz zaten. İhtiyaç oranı her geçen yıl azalsa da elbette bizim fındığımıza her zaman ihtiyacı olacak ve alacak.

Ama her yıl daha nazlı, daha seçici, daha az fiyatla almaya çalışacak.

İşte tamda bu sebep le bizim fındığımızı daha kaliteli, daha verimli üretmemiz gerekiyor ki masrafımızı çıkarıp geçinebileceğimiz para bıraksın.

Konuyu geçen  yazıda kaldığımız yere bağlayıp devam edelim.

İhraç edilen ürünlerin daha iyi fiyattan satışını sağlayacak tedbirler nasıl ve hangi kuruluşlar tarafından alınmalı?

İhraç ürünler her zaman iç piyasada tüketilen ürünlerden daha kaliteli olur. Giyimde, gıdada bu hep böyledir. Bazen esnafın ihraç fazlası ürün ilanı gözümüze ilişir  biz ilanı okuyunca bile kaliteli ürün olduğunu anlarız.

Devlet öncelikli olarak ihraç edilen ürünün kalitesini, al benisini artıracak tedbirleri almalı, daha kaliteli ürün üretilmesine teşvik etmelidir.

Kaliteli ürünün fiyatının yüksek olmasına kimse itiraz etmez.

Bir alışverişte bile hepimiz önce kalitesine sonra fiyatına bakar, bütçemizin yettiği en kaliteli olanını almaya gayret ederiz.

Gün gelecek fındığı alan kuruluşlar randımana göre fiyat belirleyecek ve belli bir randımanın altını almayacak.

O zaman itiraz edebilecekmiyiz?

Fındık tarımı ile ilgili tüm kuruluşlar  Öncelikli olarak randımanı yükseltecek, daha randımanlı fındık üretecek şekilde tedbirleri almalı, üreticinin hep daha  randımanlı üretim yapmasını sağlamalıdır.

Sonrasında üreticinin daha verimli üretim yapmasını sağlamalı, üreticiyi her sene bir önceki seneden daha verimli ürün almaya teşvik edecek şekilde tedbirler almalıdır.

Son olarak ta verimli  ve kaliteli üretim yapan üreticilerin örgütlenebilmesi,  bir araya gelmesi sağlanmalıdır.

Öncelikli köy sonrasında ilçe ve nihayetinde il bazında üretici satış kooperatifleri, birlikleri ve örgütleri kurulmalıdır. Bu birlik ve kooperatifler ile üretici ürettiği malın fiyatında söz sahibi yapılmalıdır. Devlet ise bu kooperatif ve birliklere öncülük yapmalı, işleyişinde bütünlük sağlamalıdır.

Kaba bir hesapla randımanı % 10,  verimi % 15 artırabilsek ve kuracağımız kooperatifler ile üretim maliyetlerimizi % 10 düşürüp, toptan satarak fındığımıza % 5 daha fazla fiyat alabilsek toplamda ortalama %40 gelir artışı sağlamış oluruz ki, fındığın fiyatı 13 lira ise bizim için 17-18 liraya tekabül etmiş olur.

İşte devletimizin görevi yazdığımız üç faaliyeti sağlayabilmektir. Gerisi arz talep dengesi ve serbest piyasa şartlarına bağlıdır zaten.

Gelelim yazımızın başlığına;

FINDIK NEYİ GÖRÜR?

Ben söyleyeyim siz takip edin hepsini, mutlaka görecek.

Fındık ;

**Her sabah güneşin doğuşunu her akşam batışını görür, **Kasım da  kar yağışını görür, kireç atımını görmez.

**Nisanda yağmuru görür, gübrelemeyi görmez.

**Mayısta Dalkıran ve Daldelen i görür, kültürel mücadeleyi görmez.

**Haziranda Amerikan beyaz kelebeğini görür, İlaçlamayı görmez.

**Temmuzda susuzluğu görür, sulamayı görmez.

**Ağustosta mevsimlik işçileri görür, imeceyi yardımlaşmayı görmez.

Biz bu fındık ocaklarını Babalarımızdan miras değil, Çocuklarımızdan emanet aldık. Emanete ihanet etmemek için ne gerekiyorsa yapmamız lazım.

Hayırlı ve bereketli mahsülünüz olması dileklerimle.

Avatar
CENK DOĞANcenkdogan@akcakocases.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
UA-138704767-1