SON DAKİKA

ELEŞTİRMENİN HADDİ!

Bu haber 25 Eylül 2018 - 12:31 'de eklendi ve 805 kez görüntülendi.

 

Hiç ayarımız yoktur. Ya çok severiz, ya çok nefret ederiz. “Çoğu zarar azı karar” hiç dikkat etmeyiz.

Ya çok susarız, ya da olura olmaza sallarız. Bu sebeple, duracağımız sınırı da atacağımız taşı da denk getiremeyiz….

Âlime sormuşlar; “En iyi neyi bilirsiniz? “haddimi bilirim” “demiş.

Had, muhafaza edilmesi gereken sınırdır. Kimi zaman iyi anlamak, kimi zaman da ölçülü olmaktır. Bazen susmak, gerektiğinde de taşı gediğine koymaktır. Ancak en önemlisi, her şartta ve durumda hakikate sadık kalmaktır

Sanatta, sporda, politikada… Yaşantımızın her alanında en sık başvurduğumuz davranış eleştirmektir. İzlediğimiz bir maçın hakemini veya yaşam tarzımıza uymayan herhangi bir durumu eleştiririz. Bazen yerel yöneticileri, bazen de eleştireni eleştiririz. Ama en çok ta muhalefeti veya iktidarı, orantı gözetmeksizin eleştirme gayretine gireriz. Ancak, aidiyet duyduklarımızı eleştirmekten  mümkün olduğunca geri durmayı da gayet iyi beceririz!!

Dikkat edecek olursak, çoğu zaman eleştirilerimizde ki sınırı muhafaza edemediğimizi görmekte zorluk çekmeyiz. Ölçüyü kaçırır, hakaret etmeye başlarız. En kötüsü de, anlamadan dinlemeden, bazen de anlamak istemeden, sadece eleştirme ihtiyacımızı gidermek için eleştiririz.

Beni üzen asıl mesele; haklı bir eleştiri kaynağı bulup, “üzüm yemek yerine bağcıyı dövmek” üzere eleştirmemizdir. Ve o kadar çok bu sebeple eleştiririz ki, gürültümüzden hakikat ortandan kaybolup gitmektedir…

Yani demem o ki, “Eleştirmenin Haddi”ni iyi belirlemek gerekir. Had aşıldığında, eleştirilen kişiler aidiyet duygusuyla sonraki haklı eleştirileri de kabullenmekten uzak, yanlışı sahiplenmek durumunda kalırlar. Sonrasında, hatalı davrananlar değil, eleştiri sahipleri eleştirilmeye başlanır. Konu da böylece amacından uzaklaşır.

Mesela, SEKA Kâğıt fabrikalarının kapatılması konusu. 1936 yılında kurulan SEKA Kâğıt fabrikası ile1985’lere kadar büyük yatırımlar yapılmış, 1985 sonrası ilginçtir zarar etmeye başlanmıştır. 1998 de ise özelleştirme kapsamına alınarak Anonim Şirkete dönüştürülmüştür.  Böylece aşama aşama özelleştirmenin önü açılmıştır. Kapatıldı diye söylenmek yerine, bizi bu sürece sokan sebepler tartışmaya açılmalıdır. Çünkü bu sebepler, beka sorunumuza karşı hafızamızı diri tutan onlarca önemli örnekten bazılarıdır. Bu süreçten sadece mevcut iktidarı sorumlu tutarak yapılan eleştiriler, gönlü iktidara yakın olanlarda karşılık bulmamakta ve sonraki haklı eleştiri konularında ikna kabiliyeti ortadan kalmaktadır.

Başka bir örnek ise, Milletimizin en hassas noktalarına dokunan, bir babanın çocuğuna okul kıyafeti alamadığı için intihar ettiği olarak bilinen olaydır.  Hep beraber reaksiyon gösterdik, yanlış politikalar sonucunda bunlar oluyor, daha çok kötü günler göreceğiz falan dedik. Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan açıklama ile olayın aslında tam da bu şekilde olmadığını anladık.

Peki, kimlerdir bu ve bu gibi olayları çarpıtıp duyarlı kişilerin eleştirmelerini sağlayarak gündem yaratmak isteyenler? Bence, hibrit savaşlarının temel özelliklerinden biri olan, toplumsal dinamikleri mevcut iktidara karşı harekete geçirmek isteyenlerdir.

O sebeple, anlamadan dinlemeden, eleştirinin haddini iyi belirlemeden yapılacak her eleştiri, işte bu kimselere bilmeden hizmet etmektir…

 

Sonuç olarak, hangi şiddette eleştirirsek o şiddette eleştiriliriz ve eleştirmek asla suçlamak

Olmamalıdır. Kesinlikle eleştirmeyelim, tepki vermeyelim, iktidar veya muhalefet haklıdır demiyorum. Ama eleştirinin amacını ve sınırını kıvamında ayarlayamadığımız zaman, yapılan eleştirilerin geçerliliği ve faydasının kalmayacağını ısrarla iddia ediyorum.

 

Saygılarımla…

Avatar
EYÜP DURDUeyupdurdu@akcakocases.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
UA-138704767-1